.

.
.

8 Ocak 2016 Cuma

İsmail Tunalı'nın ardından (Doğan Hızlan - Hürriyet Gazetesi, 5 Ocak 2016)

İsmail Tunalı'nın ardından


ESTETİK, sanat felsefesi üzerine çalışmalarıyla tanınan Prof. İsmail Tunalı da aramızdan ayrıldı.
Türkiye’de estetik kavramını geniş anlamda, dünya literatürünü özümseyerek bize kitaplarıyla tanıttı. Birçoğumuz sanat felsefesini, modern resmi onun kitapları sayesinde öğrendik. Çeşitli üniversitelerde verdiği derslerle öğrenciler yetiştirdi.

Kimdi İsmail Tunalı?
1923 yılında Silistre’de (Romanya) doğan Tunalı, İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Viyana Üniversitesi’nde felsefe, psikoloji, sanat tarihi doktorası yaptı. 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanlığı’ndan emekli oldu ve aynı üniversitede Avrupa Topluluğu Sosyo–Kültürel Bölümü’nde öğretim üyeliğine atandı.
Yurtdışında birçok üniversitede dersler verdi. Uzun süre Maltepe, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Yeditepe üniversitelerinde de ders vermeyi sürdürdü.
Önemli kitaplarından ‘Estetik’i okursanız, estetik üzerine oluşturulmuş kuramları, önemli adların, saptamaların, estetik çözümleme uygulamalarını bu kitaptan öğrenebilirsiniz. Estetik konusunda yazılmış temel kitapların başında gelir.

Felsefenin Işığında Modern Resimden Avangard Resme adlı kitabı, resmi, sanat tarihini, çeşitli akımların ışığında öğrenmenizi sağlayacaktır.
Önsöz’ün ilk paragrafı şöyle: “Yüzyılı aşan bir süredir ‘modern sanat’ insan için bir sorun olmuş ve bu süre içinde sanat düzeyinde kendini gösteren sanat anlayışları ve akımları da daima ‘modern’ olma kaygı ve amacı ile ortaya çıkmışlardır. Dün olduğu gibi, yaşadığımız günler için de sanat, yine ‘sorun olma’ niteliğini sürdürmektedir.”
Kitabın ana bölüm başlıkları: İmpresyonizm, Soyut Resim, Dadaizm, Postmodernizm, Avangard Resim.

* * *


ESTETİK BEĞENİ – Çağdaş Sanat Felsefesi Üstüne, bugün sanatla ilgilenen herkesin okuması gereken kitaplardan biri. Sanat üzerine bildiklerinizin nasıl bir değişime uğradığını, sanatın bitip bitmediğini, baş döndürücü değişimin özgürlük anlayışının yükselişiyle açıklanabileceğini bu kitapta ayrıntısıyla okuyabiliriz.
Kitap beş bölümden oluşuyor: Estetik Beğeni, Felsefe ve Estetik, Felsefenin Sanata Bakış, Çağdaş Sanat Felsefesi, Sanata Yeni Bakış.
Kavramlar ışığında, sanat felsefesini öğrendikten sonra, bazı bölümlerin bugünün okuru için ilgi çekici olduğunu belirteyim.
‘Endüstri, İnsan ve Sanat’ yazısında kuşkusuz bir cümleyi, hepimiz yaşıyoruz:

“Bunların başında kuşkusuz çağdaş bir sorun olan ‘yabancılaşma’ olayı gelir. Bu sorun nereden kaynaklanmaktadır? Bunun yalın yanıtı insanın mekanist bir dünya karşısında kendini yitik hissetme duygusudur.”

Aşağıdaki bölüm başlıkları bugünün insanı için düşünülmesi gereken birçok öğeyi içeriyor. Sanatın Geleceği, Bir Kültür Kategorisi Olarak Avangard, Savaş ve Sanat, Sanatta Kalıcılık, Sinema Sanatı Üstüne.

‘Yeni Bir Aydınlanmaya Doğru – Kültür ve Sanat Sorunlarına Düşünsel Bakışlar’ kitaplarını kuşatıcı bir anlayışı içeren yazılar. Bir felsefecinin bilimsel/felsefi denemeleri bir sanatseverin, bir aydının yararlanacağı görüşler taşıyor.

* * *


İSMAİL TUNALI’nın kitapları, estetik gibi önemli bir bilimi öğrenmek için salık verilecek kitaplar.

Doğan Hızlan (5 Ocak 2016)

-----------------------------
İsmail Tunalı’nın bütün kitapları Remzi Kitabevi tarafından yayınlanmıştır.


Edgard Farasyn'in bir tablosu (Mustafa Özcan, 8 Ocak 2016)


Holistik kavrama hizmet edebilecek resim sanatının ne olabileceğini araştırırken, Belçikalı ressam Edgard Farasyn'in resimlerinin yaşam ile ne denli iç içe olduğunu fark edince teori (bizim işlediğimiz holistik konular) ve pratik (teorinin karşıtı olarak yaşamın otantik halleri) bütünlüğü yönüyle tanıtılmaya değer buldum.


Edgard Farasyn'in okuma merakını gösterir bir yağlı boya tablosunun görseli sizler için sunulmaktadır. 

Mustafa Özcan (8 Ocak 2016)





11 Aralık 2015 Cuma

Duyuru


17. Kuruluş Yıldönümünde HOMUR adlı mizah dergisinin kapaklarından oluşan "M.Ö 1999 Gelenekten - Geleceğe" adlı sergi 22-29 Aralık 2015 tarihleri arasında Caddebostan Kültür Merkezi (CKM) Sanat Galerisi Performansbir Katında izlenebilir.

22 Aralık 2015 tarihinde saat 18.30'da Açılış Kokteyli vardır.


10 Ekim 2015 Cumartesi

Emin Çizmeci (10 EKim 2015)




Edebiyat Klasiklerine ve Seçkisine Dair Özet Bir Değerlendirme (Mustafa Özcan, 10 Ekim 2015)


Edebiyat Klasiklerine ve Seçkisine Dair Özet Bir Değerlendirme

Edebiyata, diğer başka yanlarının yanı sıra toplumun zamanın ruhunun değişimini anlatı estetiği ile alıcıya aktaran hümaniter alanın sanatsal bir etkinliği olarak da bakmak olanaklıdır. Bu açıdan bakıldığında edebiyatın ayni zamanda tarihsel olma niteliğini de içinde barındırdığı görülür.

Bu bakımdan evrensel düzeydeki sanatsallığı yüksek edebiyatı, değişik tarihsel evrelerdeki insanlık durumları için zamanın ruhunu yansıtmakta olan bir “Dünya Klasikleri” seçkisi, bir edebi yapıtlar zirve koleksiyonu (derlemi) olarak görmek olanaklıdır.

İşte yazın denen bu sanatsal alanı bu yanı ile biraz olsun ele alarak irdelemek istiyorum.

Klasikler, eskil (kadim) Yunan’da toplumsal sınıfı anlatan kökten gelerek Batı terminolojisi üzerinden neredeyse tüm dillere yerleşmiş “klâs” sözcüğünden türemiş bir terimdir. Hal böyle olunca, devresel olarak farklı yazınsal yapıt ulamlarının farklı zamanlarda ön plana çıkışının yazın tarihinde klasik yapıtlar olarak adlandırılmasına neden olmaktadır. Hatta klasik sözcüğünün çok daha alt kategorideki özgül gruplandırmalar için de kullanılmasının artık adetten olduğu görülmektedir.

Ancak klasik olarak nitelenecek yapıtların tek, tek seçimi her zaman tartışmalara konu olmuş bir durumdur. Bunun arkasında yatan nedense din, dil, etnisite, sınıf gibi kültürel farklılıklardan kaynaklanan durumların ortaya çıkardığı edebi ayrıklaşmadır. Ayrıca klasiklerin niceliği hususu da klasikler kapsamına girecek olanların durumunu etkilediğinden ayrıklaşmanın sınırları konusunun daha da tartışmalı olmasına yol açar.

Örneğin klasik türler yukarıda verilen din, dil, etnisite ve sınıf gibi dört kültürel kategoriye göre ayrımlanarak gruplandırılabildiği gibi ilaveten ulusal bağlam kategorisi ile edebiyat klasiklerinden söz etmek de artık olağanlaşmıştır.

Öte yandan edebiyat klasiklerinde derleme yapılması istendiğinde seçki işi seçici yazar veya yazar grubuna göre değişken olduğundan her zaman uğraşı verenlerin başını ağrıtır.


Tüm bu görüşler ve irdelemeler bir araya geldiğinde çoğu  kez “Dünya Klasikleri” başlığı ile verilen yazınsal yapıt derlemlerine ne denli kuşku ile bakılması gerektiğini tekraren vurgulamakta yarar görmekteyim.

Mustafa Özcan (10 Ekim 2015)


14 Mayıs 2015 Perşembe